‘YANLIŞ ATA OYNAYIN, ŞİİR OKUYUN!’

 

Bizim insanlarımız, bizim aydınlarımız oldukça tutarlıdır. Neden mi? Çünkü, üretilen değerleri korumak, geniş zaana yaymak konusunda hiç çaba göstermezler de ondan. Onun içindir ki kültür yaşamımızı açık bir biçimde tarih’e dönüştüren, süreli ya da süresiz birçok yayın, geldikleri gibi sessizce çekip gitmiştir. Bu dergileri yayına hazırlamak, yayın yaşamına sokaktan çok, yaşatmak en önemli sorundur. Süreli ya da süresiz bitkisel bir yaşama mahkumdur bizim dergilerimiz!

Kültür, düşün ve sanat ağırlıklı bu dergiler, kimi zaman sosyal/siyasal iktidarlara, kimi de düşünsel iktidarlara muhalif bir çizgi izlerler. Bu da belli bir okur-yazar kitlesine (çoğunlukla belli bir azınlığa) ulaşmakla sonuçlanır. Kaldı ki bu dergiler, beş-on kişilik kadrolar tarafından,karşılıksız emeklerle yayına haırlanır. Bir kaç sayı süren bu çaba, sonuçta insanımızın ilgisizliğine yenik düşer. (Zamanla beğenmediğimiz dergileri bile özlemle anmıyor, aramıyor muyuz?)

 

Zamana ve insanımıza direnemeyen bu tür yayınların başında şiir dergileri ilk sırayı alır. Yusufçuk, Yeryüzü Konukları, yalnızca tek sayı  çıkabilen Cehennemde Bir Mevsim, Sek, Poetika, Fanatik, sanırım iki sayı direnebilen İblis ve Geniş zamanlar gibi birçok dergi, herkesin şair olduğu bu ülkede maddi ve manevi ilgisizlikten yok olup gittiler. (Bâki kalan bu edebiyat tarihinde bir hoş sada!) Gidenlerin ardından ağıt yakmak değil ereğin. Şiir dergileri halâ var. Her şeye karşın var!

Büyük özverilerle çıkan dergiler arasında, Sombahar ayrıcalıklı bir yer tutuyor. Sombahar’ın ilk sayısı Eylül-Ekim 1990 tarihliydi. O gün bu gündür, iki ayda bir, düzenli olarak yayınlanıyor. Yani iki yılı geride bıraktı bile. Sombahar bugüne değin Metin Altıok, Akif Kurtuluş, Hulki aktunç, Enis Batu, Adnan Özer gibi şairler için özel bölümler hazırlandı. Savaş ve Şiir, Beat Şiiri, Modernizm/Modern Şiir gibi konuları gündeme getirdi. Yine son dönem Türk şiirinin önemli imzalarının şiirleri Sombahar’da yer aldı. Varlığını kararlı bir biçimde korumaya çabalayan tutumu, tutarlılığı, ciddiyeti ve sürekliliğiyle Sombahar’ın yeri sağlamlaşıyor, şiirimizde. (En azından ben böyle düşünüyorum.)

Bir başka önemli toplamsa Şiir Atı kitapçığı. İlk kez Mart 1986’da yayınlanan, ikincisi ancak sekiz ay sonra okuyucusuyla buluşabilen Şiir Atı, bugüne dek altı kez yayınlanabildi. Birkaç şairin özverileriyle, düzensiz de olsa yayınlanan Şiir Atı Necatigil, Asaf Halet, Aloysius Bertrand, Turgut Uyar ve Sylvia Plath gibi yabancı şairlere yapraklarında ayrıcalıklı yerler ayırdı. Şiir üzerine önemli yazılar, incelemeler ve şairlerle söyleşiler sundu. Şiir Atı düzensiz de çıksa, şiirle ilgilenenlerin merakla bekledikleri bir toplama dönüştü zamanla. (Sahi İrfan Külyutmaz n’apıyor bugünlerde)

Yenilerde yayınlanan Düşler’den de söz açmak gerek. Aylık olarak duyurulan ama düzensiz çıkan bu dergi de döndüncü sayısına ulaştı, yanılmıyorsam, Hilmi Yavuz, Özdemir İnce, Tuğrul Tanyol, Orhan alkaya gibi şairlerin de yer aldığı Düşler’de Şiir ve Medya, Rimbaud bölümleri ilgi çekti. Bir başka alçak gönüllü çabaysa, İstanbul’da çıkan bu dergilerden oldukça uzakta, bir kıyı kentimizde, Antalya’da yayınını sürdürmeye çalışan Kedi. Bir şiir seçkisi olan Kedi, boyutları ve sayfa düzeniyle artık çıkmayan Yaşam İçin Şiir’i anımsatsa da, dağıtımı pek parlak olmaya da desteklenmesi gereken bir yayın.  İlki Ocak 1992’de çıkan seçkide, yeni yayınlanan kitaplardan şiirler, artık aramızda olmayan şairlerden ‘ölü ozanlar derneği başlığıyla yapılan seçmeler, bizden ve dünyadan seçilmiş şiirler yer alıyor. (Edinmek isteyenler için; Akdeniz Kitabevi/Belediye İşhanı/ Antalya... Ederi 3 bin TL.)

Biliyorum, hepiniz bir zamanlar şiir yazdınız. Ne ki, yaşam çetin ceviz! Eğitimdi, işti, yaşam avgasıydı derken, ilgileriniz başka noktalarda yoğunlaştı. Şimdi şiir yazmıyor ve de okumuyorsunuz. Günlük gazeteler ve haftalık haber dergilerini izliyorsunuz. Onları herkes okuyor. Siz ayrıcalıklı olun bana kalırsa. İyisi mi şiir dergilerine de yakınlık gösterin, yazmasının da okumanız yeter. Eski bir tanışınızla söyleşir gibi olacaksınız.  Şiir dergileri şirketleşiyorlar. (En güzeli de böyle kalabilmeleri değil mi?) Biraz olsun döviz kurlarından uzak durun, hisse senetlerinin dalgalanmasına aldırmayın, ‘Yanlış ata oynayın, biraz da şiir okuyun’